Isparta, lavanta tarlalarıyla ünlenen, ancak derinlerinde antik kentler, tarihi yapılar ve göl manzaraları saklayan bir şehir. İki günlük bu rotada, şehrin hem doğal güzelliklerini hem de kültürel mirasını iç içe yaşayacaksınız. Birinci gün lavanta tarlalarının mor büyüsüne kapılıp gül kokularıyla devam ederken, ikinci gün Eğirdir Gölü çevresindeki tarihi dokuyu keşfe çıkacaksınız.
Kuyucak Köyü Lavanta Tarlaları
Isparta'nın Keçiborlu ilçesindeki Kuyucak Köyü, Türkiye lavanta üretiminin büyük kısmını karşılıyor. Yaklaşık 5 bin dekarlık bu alan, temmuz başında mora bürünüyor ve hava lavanta kokusuyla doluyor. Burdur Gölü manzarasına karşı ücretsiz fotoğraf çekebileceğiniz birçok nokta var. Yol kenarındaki tesislerden lavanta ürünleri satın alabilir, hatta temmuz ayındaki festivale denk gelirseniz farklı etkinliklere katılabilirsiniz. Buraya sabah erken saatlerde gitmek, kalabalıklar başlamadan tarlaların keyfini çıkarmak için iyi bir fikir.
Güneykent Kasabası
Kuyucak'tan sonra rotayı gül kokularına çevirin. Isparta'ya 40 km, Gönen'e 13 km uzaklıktaki Güneykent, ilin önemli gül üretim merkezlerinden biri. Mayıs sonu ve Haziran başında hasat döneminde gül bahçelerinde toplama yapma imkanı bulabilirsiniz. Kasaba, iğne oyası ve düz dokuma gibi el işleriyle de tanınıyor; yerel ürünler için küçük dükkanlara göz atabilirsiniz. Doğayla iç içe, sakin bir belde burası.
Yunus Emre Türbesi
Güneykent'ten çok uzaklaşmadan Gönen ilçesinde, çam ormanları arasında yer alan Yunus Emre Türbesi'ni ziyaret edebilirsiniz. Sekizgen planlı, kiremit örtülü bu yapıda Yunus Emre'nin yanı sıra Taptuk Emre ve Buharalı Sinan Efendi gibi isimlerin de mezarlarının bulunduğuna inanılıyor. Huzurlu bir atmosferi var, orman içinde kısa bir yürüyüş yapıp baraj göleti manzarasını seyredebilirsiniz.
Uluborlu Kalesi
İlk günün son durağı Uluborlu Kalesi, Kapıdağı'nın eteğinde, üç yanı uçurumlarla çevrili bir tepede yükseliyor. MÖ IV. Yüzyıla tarihlenen bu kalenin sur duvarları, giriş kapısı ve bir savunma kulesi günümüze ulaşmış. Bizans, Selçuklu ve Hamitoğulları beyliği dönemlerinde onarımlar görmüş. Buradan Uluborlu ilçesinin ve uzakta Eğirdir Gölü'nün geniş manzarasını görmek mümkün. Özellikle gün batımına yakın saatlerde manzarası ayrı güzel oluyor.
İkinci gün Eğirdir'in kalbinden başlıyor. Şehrin tarihi dokusunu, dar sokaklarını ve göl kenarındaki yaşamını keşfedin.
Dündarbey Medresesi
Eğirdir çarşısının hemen içinde, sur duvarına bitişik yükselen Dündarbey Medresesi, 1301-1302 yıllarına ait bir Selçuklu-Hamîdoğulları yapısı. Taşmedrese adıyla da bilinen bu yapı, özellikle mukarnas kavsaralı Selçuklu taçkapısı ve revaklı avlusuyla dikkat çekiyor. Avlusunda bir gül kahvesi bulunuyor, burada mola verip kadın kooperatifinin ürünlerine göz atabilirsiniz. Girişi ücretsiz ve Hızır Bey Camii ile komşu.
Hızır Bey Cami
Dündarbey Medresesi'nin hemen yanında yer alan Hızır Bey Camii, halk arasında Ulu Cami olarak da biliniyor. Kesin yapılış tarihi tartışmalı olsa da, ahşap direkleri ve taş duvarlarıyla Selçuklu-Beylikler dönemine ait önemli bir ibadet mekanı. İçindeki kündekari işçiliği ve sade tavanı, dönemin mimarisini yansıtıyor. Minare ise kale suru üzerine oturtulmuş, bu da yapının savunma amaçlı geçmişine dair ipuçları veriyor.
Aya Stefanos (Yeşilada) Kilisesi
Eğirdir Gölü'ndeki Yeşilada'da bulunan Aya Stefanos Kilisesi, 19. Yüzyılın ikinci yarısında Rum Ortodoks cemaati tarafından inşa edilmiş üç nefli bir yapı. Moloz taş duvarları ve yarım yuvarlak apsisiyle dikkat çekiyor. Kilise genellikle kapalı olsa da, dışarıdan mimarisini inceleyebilir ve Yeşilada'nın sakin sokaklarında keyifli bir yürüyüş yapabilirsiniz. Ada, küçük kafeleri ve balık restoranlarıyla da ünlü.
Akpınar Köyü Seyir Terası
Yeşilada'dan sonra Eğirdir'e 7 km uzaklıktaki Akpınar Köyü Seyir Terası'na çıkın. Buradan Eğirdir Gölü'nün, Yeşil ve Can adalarının, Boğaz Ova'nın ve uzaktaki Barla ile Anamas dağlarının kuşbakışı manzarası enfes. Yörük çadırı tarzı kahvaltı mekanlarında çayınızı yudumlayıp gözleme yiyebilir, Prostanna Antik Kenti'ne giden yürüyüş parkurunun başlangıcını görebilirsiniz. Manzara eşliğinde dinlenmek için ideal bir nokta.
Eğirdir Gölü
Göl kıyısına inip Türkiye'nin dördüncü büyük, ikinci büyük tatlı su gölü olan Eğirdir Gölü'nün tadını çıkarın. Sultan Dağları ile Karakuş Dağları arasına sıkışmış bu tektonik göl, turkuazdan koyu maviye değişen rengiyle. Halk plajlarında dinlenebilir, göl kıyısındaki piknik alanlarında vakit geçirebilir veya kuş gözlemciliği yapabilirsiniz. Eğirdir'in sunduğu bu doğal güzellikle rotanızı tamamlayın.
Isparta'daki bu iki günlük rotada, lavanta ve gül kokularıyla başlayan yolculuğunuz, antik izler ve göl kenarı huzuruyla sona erecek. Eğirdir'de yöresel tatlar sunan birçok restoran bulabilir, göl balığı denemeyi düşünebilirsiniz. Şehir içinde ulaşım için kendi aracınız yoksa taksi veya dolmuşları kullanabilirsiniz. Özellikle lavanta sezonunda konaklama ve tur rezervasyonlarını önceden yapmanız önerilir.
Bu içerik neresigezilir.com.tr kaynaklıdır, izinsiz kopyalanamaz.
Yazıdaki Mekanlar
Bu yazıda geçen gezilecek yerler
Abdülgaffar Camii
Gelendost merkezindeki Abdülgaffar Camii, 1878 tarihli kitabesiyle son dönem Osmanlı mimaris…
Akpınar Köyü Seyir Terası
Eğirdir'e 7 km uzaklıkta, gölü ve adaları tepeden gösteren köy seyir noktası. Çay ve gözleme…
Aksu Zindan Roma Köprüsü
Isparta'nın Aksu ilçesinde, Zindan Mağarası önünden akan Köprüçay üzerindeki tek kemerli Rom…
Aslanlı Çeşme
Uluborlu'nun Eski Kasaba mahallesinde, Roma dönemine tarihlenen taş çeşme. Kemer içindeki as…
Atabey Ertokuş Kümbeti
Ertokuş Medresesi'nin batı duvarına bitişik sekizgen gövdeli Selçuklu kümbeti. 1224'te medre…
Aya Stefanos (Yeşilada) Kilisesi
Eğirdir'e bağlı Yeşilada'da, 19. Yüzyıl ortalarında Rum Ortodoks cemaati tarafından inşa edi…
Bülbül Camii (Alemdar Camii)
Uluborlu'nun Eski Kasaba mevkiinde 16. Yüzyıldan kalma, devşirme taşlarla örülü küçük bir Os…
Can Ada
Eğirdir ile Yeşilada arasında, 7 dönümlük küçük bir adacık. Yapılaşma yok; sadece piknik ala…
Dalboyunoğlu Camii
Isparta'nın Sav Beldesi'nde 1709'da moloz taştan yapılmış cami. Dikdörtgen planı, kırma çatı…
Dündarbey Medresesi
Eğirdir çarşısında, sur duvarına bitişik 1301-1302 tarihli Selçuklu-Hamîdoğulları medresesi.…
Eğirdir Gölü
Isparta'nın Eğirdir ilçesinde, Türkiye'nin dördüncü büyük gölü. Yeşilada, halk plajları ve g…
Güneykent Kasabası
Isparta'ya 40, Gönen'e 13 km uzaklıktaki Güneykent, ilin gül üretiminin yoğunlaştığı beldele…
Hızır Bey Cami
Eğirdir'in Çınaraltı mevkiinde, kesin yapılış tarihi belirsiz ahşap direkli bir Selçuklu-Bey…
Hızır Bey Mescidi
Sivrihisar Kubbeli Mahallesi'nde, Nasreddin Hoca'nın torunu Hızır Bey tarafından 1439'da yap…
Karbuz Çeşmesi
Isparta merkezde, Mimar Sinan Caddesi üzerinde 1768'den kalma tarihi çeşme. Dört yönlü dört …
Kuyucak Köyü Lavanta Tarlaları
Isparta'nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak Köyü, Türkiye lavanta üretiminin büyük kısmını …
Ulu Cami / Cami-i Kebir (Kutlubey Camii)
Isparta merkezdeki Kutlubey Camii, adını Osmanlı komutanı Kutlubey'den alıyor. Tek minareli,…
Uluborlu Kalesi
Isparta'nın Uluborlu ilçesinde, MÖ IV. Yüzyıla tarihlenen kale kalıntısı. Sur duvarı, giriş …
Yenihamam (Dalboyunoğlu Hamamı)
Isparta merkezde, Ulu Camii'nin bitişiğinde 1697'de yaptırılan tarihi hamam. Kadın ve erkek …
Yunus Emre Türbesi
Isparta'nın Gönen ilçesinde, çam ormanları içinde yer alan türbe. Yunus Emre, Taptuk Emre, B…
Bu yazıyı paylaş