Keyhüsrev Kervansarayı, Isparta'nın Eğirdir ilçesinde Eğirdir Gölü kıyısında yer alan, 1237'de II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılan Anadolu Selçuklu kervansaraylarının en büyüklerinden biridir.
Eğirdir merkezine 3 kilometre uzaklıkta, Konya-Antalya kervan yolunun üzerinde duran bu yapı, 1237'de II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından yaptırılmış. Anadolu Selçuklu kervansaraylarının en büyüklerinden sayılıyor ama han, inşasından yalnızca 64 yıl sonra bir yangınla işlevini yitirmiş. Avlu ve kapalı mekan olmak üzere iki bölümden oluşan yapının her iki kısmı da bugün yıkık durumda. Avlunun doğu duvarı tamamen ortadan kalkmış, kalan duvarların taş kaplamaları sökülmüş.
Yapının tarihi uzun süre tartışma konusu olmuş. 1993'te kervansarayda yapılan kazılarda ortaya çıkan geometrik süslemeli bir taş parçası, Dündarbey Medresesi'nin portalindeki kırık bir mihrabiye parçasıyla tam örtüşmüş. Medrese 1301'de inşa edilirken bu portalin handan söküldüğü anlaşılınca, hanın 1237 tarihi kesinlik kazanmış. Bugün göl kıyısındaki bu moloz taş kalıntılar arasında dolaşmak, bir yandan da suyun kenarındaki manzarayı izlemek mümkün.
Ziyaret sırasında dikkat edilmesi gereken bir nokta var: açıkta kalan taş örgünün içine sızan sular duvarları daha da inceltiyor. Alan bu yüzden yeniden yapılmış bir müze gibi değil, doğal aşınmaya bırakılmış bir kalıntı görünümünde. Fotoğraf açısından, göl ile kalıntıların aynı kareye girdiği açılar ilgi çekici.
Rehberin Notu
Tarihçe: 1237'den Günümüze
Han, II. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1237'de yaptırılmış. Konya-Antalya kervan yolu üzerinde stratejik bir noktada kurulan yapı, döneminde büyük bir konaklama ve ticaret merkeziydi. İnşasından sadece 64 yıl sonra çıkan bir yangın hanı işlevsiz bırakmış. O tarihten sonra yapı hiç onarılmadan bugüne kadar kalıntı halinde kalmış.
Uzun süre tam olarak hangi yıla ait olduğu netleşmemişti. 1993'teki kazılarda bulunan geometrik süslemeli bir taş parça, Dündarbey Medresesi'nin portalindeki eksik bir parçayla tam uyuştu. Medrese 1301'de inşa edilirken bu portal handan sökülüp taşınmış, bu da hanın 1237 tarihini kesinleştirdi.
Ziyaret İçin En Uygun Zaman
Yapı açık alanda, üstü olmayan bir kalıntı olduğu için yaz sıcağında öğle saatlerinden kaçınmak mantıklı. İlkbahar ve sonbahar, hem gölün ışığı hem de yürüyüş konforu açısından daha rahat. Kış aylarında bölgede zaman zaman soğuk rüzgar oluyor, mont almakta fayda var.
Ulaşım
Eğirdir merkezinden D-330 karayolu üzerinden güneye doğru 3-3.5 km gidildiğinde göl kıyısındaki han kalıntısına ulaşılıyor. Araçla birkaç dakika sürüyor, hava uygunsa yürüyerek de gidilebilir. Toplu taşıma seçenekleri sınırlı. Taksi veya kendi aracınızla gitmek en pratik yol.
Fotoğraf İçin İpuçları
Kalıntı duvarların göl ile aynı çerçeveye girdiği doğu yönü, ışık açısından en iyi sonucu veriyor. Moloz taş örgünün dokusu yakın çekimlerde ilgi çekici detaylar sunuyor. Geniş açı ile hem yapının ölçeğini hem de göl manzarasını yakalamak mümkün.
Eğirdir Gezi Rotasına Nasıl Eklenir
Eğirdir merkezindeki Eğirdir Kalesi, Dündarbey Medresesi ve Hızırbey Camii'yi gezdikten sonra günün sonuna doğru güneye inip kervansarayı ziyaret etmek mantıklı bir sıralama. Dündarbey Medresesi'nin portalindeki taş parçasının hikayesini bilerek gitmek, kalıntıyı daha anlamlı kılıyor.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Yapının duvarları özellikle yağışlı dönemlerde daha da inceliyor. Sızan sular moloz taş örgüyü aşındırıyor. Bu yüzden duvarlara yakın veya üzerine çıkarak fotoğraf çekmek hem kişisel güvenlik hem de yapının korunması açısından önerilmiyor. Zemin düzensiz olduğu için tekerlekli sandalye veya bebek arabasıyla ziyaret rahat değil.
Bu içerik neresigezilir.com.tr kaynaklıdır, izinsiz kopyalanamaz.
Keyhüsrev Kervansarayı (Eğirdir Hanı) Videoları
Keyhüsrev Kervansarayı (Eğirdir Hanı) videoları sayfa hızını korumak için siz bu bölümü açtığınızda yüklenir.
Videoları göster
Sık Sorulan Sorular
Güncellendi: