Sara Hatun Camii, Elazığ'ın Harput Mahallesi'nde yer alan, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın annesi tarafından 1465'te yaptırılan kare planlı tarihi cami; taş işçiliği minberi ve 1898 tarihli iki renkli minaresiyle öne çıkıyor.
Sara Hatun Camii'nin hikayesi 1465'e uzanıyor. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın annesi Sara Hatun, önce ahşap bir mescit olarak yaptırmış burayı. Zaman içinde iki büyük onarımdan geçmiş: 1585'te Hacı Mustafa, 1843'te ise Harput Müftüsü Hacı Ahmet Efendi elden geçirmiş yapıyı. Bugünkü kâgir hali büyük ölçüde bu son onarımdan kalma; minaresi ise 1898'de tamamlanmış, iki renk kesme taştan örülmüş.
Cami kare planlı. Orta kısmın üzerini dört kalın sütuna dayanan bir kubbe örtüyor, kenarlarsa tonozla kapatılmış. Mihrap kesme taştan, sade bir niş halinde; sanat değeri açısından fazla iddialı değil. Minber öyle değil ama, taş işçiliğinin güzel örneklerinden sayılıyor. Kubbedeki yazılar Harputlu Gergerlioğlu Sait Efendi'nin elinden çıkmış. Cumhuriyet öncesinde Harput camileri içinde musalla taşı bulunan tek cami olması, bir dönem burada merkezi bir rol üstlendiğine işaret ediyor.
Ziyaretçiler caminin taş dokusunu ve içerideki serinliği sık sık dile getiriyor; yaz sıcağında içeri girince fark ediliyor bu. Ulu Camii'ye yakınlığı nedeniyle çoğu kişi ikisini aynı gezide birleştiriyor, yorumlarda da bu iki durağın peş peşe önerildiğini görüyorsunuz. Cami hâlâ aktif olarak ibadete açık; bayram namazlarında cemaatin arttığından bahsedenler var.
Rehberin Notu
Tarihçesi ve Mimarisi
Cami, adını yaptıran kişiden alıyor: Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın annesi Sara Hatun. 1465'te ahşap bir mescit olarak kuruluyor, sonra iki kritik onarımdan geçiyor. 1585'teki tamir Hacı Mustafa'nın eseri; 1843'teki büyük yenileme ise Harput Müftüsü Hacı Ahmet Efendi'nin öncülüğünde, halktan toplanan yardımlarla gerçekleşiyor. Bugünkü hali büyük ölçüde bu son onarımdan kalma. Evliya Çelebi 1656'daki Harput ziyaretinde caminin minaresiz olduğunu not etmiş; minare ancak 1898'de, iki renk kesme taştan tamamlanmış.
Görülmesi Gereken Detaylar
Kare planlı yapının ortasını dört kalın sütuna dayanan bir kubbe örtüyor, kenarlar tonozla kapatılmış. Mihrap kesme taştan sade bir niş; asıl dikkat çeken kısım minber, taş işçiliği bakımından caminin en değerli parçası sayılıyor. Kubbe altındaki yazılar Harputlu Gergerlioğlu Sait Efendi'ye ait. Son cemaat yeri üç bölümlü, her biri ayrı kubbeyle örtülü ve düzgün kesme taşlarla inşa edilmiş.
Nasıl Gidilir?
Elazığ merkezden Harput'a özel araçla veya dolmuşla ulaşmak en pratik yol; mesafe yaklaşık 7 km. Harput'a girdikten sonra meydana doğru düz yürüyorsunuz, park alanının hemen yanında cami karşınıza çıkıyor. Merkezden meydana yürüme süresi yaklaşık 10 dakika.
Rota Önerisi
Sara Hatun Camii tek başına gezilecek bir yer değil, Harput'un genel rotasına doğal olarak dahil oluyor. Ulu Camii'ye çok yakın olduğu için ikisini art arda ziyaret edenler çoğunlukta. Harput Kalesi ve çevresindeki diğer tarihi yapılarla birleştirilince yarım günlük bir Harput gezisi çıkıyor ortaya.
Ziyaret Ederken Dikkat Edilmesi Gerekenler
Cami aktif olarak ibadete açık, namaz vakitlerinde ziyaretin daha kısa tutulması ve sessiz kalınması gerekiyor. Cami olduğu için giriş öncesi ayakkabı çıkarma ve uygun kıyafet kuralı geçerli. Yaz aylarında içerinin serin olduğunu belirtenler var; kışın ise ısıtma konusunda beklenti oluşturmayın.
Ziyaret Süresi
Yapının kendisi küçük ölçekli olduğu için 15-20 dakika içeriyi ve dış cepheyi görmeye yetiyor. Harput genel gezisine dahil edildiğinde bu süre doğal olarak diğer duraklarla birleşiyor.
Ziyaret İçin En İyi Zaman
Harput yaz aylarında daha canlı, ama bu dönemde öğle sıcağı yorucu olabiliyor. Sabah saatleri hem ışık hem sıcaklık açısından daha uygun. İlkbahar ve sonbaharda daha ılıman bir hava eşlik ediyor gezinize.
Sara Hatun Camii Videoları
Sara Hatun Camii videoları sayfa hızını korumak için siz bu bölümü açtığınızda yüklenir.
Videoları göster
Sık Sorulan Sorular
Son güncelleme: