Parc Monceau, Paris'in 8. arrondissement'ında Boulevard de Courcelles'te yer alan, 8,2 hektarlık ücretsiz park olup Roma sütunları, piramitler ve kıvrımlı patikalarıyla İngiliz bahçe tarzını yansıtır; 1853'te dikilen dev çınar akçaağacı parkın en göze çarpan doğal unsurudur.
Zafer Takı'nın kuzeydoğusunda, Boulevard de Courcelles ile Rue de Prony'nin kesişiminde uzanan Parc Monceau, Paris'in en seçkin semtlerinden birinin tam kalbinde nefes alan yeşil bir ada gibidir. 18. yüzyılda Orléans Dükü Philippe d'Orléans için tasarlanan park, dönemin modasına uygun biçimde İngiliz-Çin karışımı bir bahçe anlayışıyla inşa edilmiş; köşkler, yapay kalıntılar ve egzotik unsurlarla bezenmiştir. Bu mirasın izlerini bugün Roma sütun dizisinde, küçük piramitte ve Mısır tarzı anıtlarda görmek mümkün.
Parkın en dikkat çekici doğal unsurlarından biri, 1853'te dikilen ve Paris'in en yaşlısı ve en uzunu kabul edilen dev çınar akçaağacıdır; otuz metre yüksekliğiyle tepeden tırnağa görkemli bir duruş sergiler. Hafta içi öğle saatlerinde çevredeki ofis çalışanları, hafta sonları ise aileler ve bebek arabalı ebeveynler parkı doldurur. Champs-Élysées'nin kalabalığından bunalan ziyaretçiler için birkaç dakikalık yürüyüş mesafesinde tamamen farklı, sakin bir Paris deneyimi sunar.
Rehberin Notu
Parc Monceau, ziyaretçilerin büyük çoğunluğu tarafından sakin ve bakımlı bir yeşil alan olarak değerlendiriliyor. Parkın ferah yapısı, piknik yapmak, kitap okumak ya da arkadaşlarla vakit geçirmek isteyenler için uygun bir ortam sunuyor. Birden fazla ziyaretçi, burayı özellikle dinlenmek ve şehir gürültüsünden uzaklaşmak için tercih ettiğini belirtiyor.
Konumu da sık sık olumlu karşılanan bir nokta: Saint-Lazare garına yakınlığı, parkı ulaşım açısından pratik bir seçenek haline getiriyor. Yürüyüş yapmak ya da baharın tadını çıkarmak isteyenler için de elverişli bir alan olduğu vurgulanıyor.
- Kalabalık: Bazı ziyaretçiler parkın zaman zaman oldukça kalabalık olduğunu belirtiyor; sakin bir deneyim istiyorsanız yoğun saatlerden kaçınmak faydalı olabilir.
En İyi Ziyaret Zamanı
Parc Monceau'yu ziyaret etmek için en güzel dönem Nisan-Mayıs aylarıdır. Parkın çiçekleri açar, ağaçlar yeşillenir ve ziyaretçi yoğunluğu Temmuz-Ağustos aylarına kıyasla çok daha makuldir. Ekim ayının ortasından Kasım başına uzanan sonbahar da sarı-turuncu yaprak renkleriyle fotoğrafçılar için ayrı bir çekicilik taşır.
Hafta içi sabah saatleri parkı neredeyse kendinize ait gibi hissettirirken, hafta sonları öğleden sonra çevredeki aileler ve çocuklarla birlikte oldukça hareketlenir. Yaz ortasında Paris'e geliyorsanız, Champs-Élysées kalabalığından kaçmak için sabahın erken saatlerini tercih etmeniz daha keyifli bir deneyim sağlar.
Nasıl Gidilir?
Parka ulaşmanın en pratik yolu Metro 2 hattıyla Monceau durağında inmektir; çıkıştan itibaren park kapısına yürüme mesafesi bir dakikayı geçmez. Alternatif olarak Metro 3 hattı Villiers durağından da 5-7 dakikalık yürüyüşle ulaşılabilir.
Otobüsle gelmek isteyenler için 84 ve 94 numaralı hatlar Boulevard de Courcelles üzerinde durmaktadır. Champs-Élysées'den yürüyerek gelmek isterseniz yaklaşık 15-20 dakikayı ayırmanız yeterlidir; üstelik bu güzergah boyunca 8. arrondissement'ın görkemli Haussmann binalarını da yakından görmüş olursunuz.
Fotoğraf Noktaları
Parkın en ikonik fotoğraf noktası, Roma sütun dizisinin çevrelediği küçük gölettir. Sabah ışığında sütunların gölete yansıması, neredeyse her çekimde etkileyici bir kare üretir. Sütunların aslında 18. yüzyılda Saint-Denis Bazilikası'ndan getirildiği söylenir; bu da onlara salt dekoratifliğin ötesinde gerçek bir tarihsel ağırlık katar.
Parkın kuzey köşesindeki Mısır tarzı küçük piramit de ilginç bir çekim nesnesidir. Otuz metrelik dev çınar akçaağacının dibinden yukarıya bakarak çekilen geniş açılı kareler ise ağacın gerçek boyutunu kavramak için en iyi yöntemdir. Sonbahar aylarında yaprakların döküldüğü dönemde tüm park doğal bir stüdyoya dönüşür.
Çevrede Ne Yenir?
Parc Monceau'nun hemen çevresinde, 8. arrondissement'ın seçkin restoranları ve kafeleri sıralanır. Park içindeki küçük kafe hafif atıştırmalıklar ve içecekler sunar; ancak öğle saatlerinde çevredeki ofis çalışanlarıyla dolup taşabilir.
Daha kapsamlı bir öğle yemeği için Rue de Prony veya Boulevard de Courcelles üzerindeki brasserie'lere yönelebilirsiniz. Bölge, Paris'in varlıklı semtlerinden biri olduğundan fiyatlar şehir ortalamasının biraz üzerinde seyredebilir; bütçe dostu bir seçenek arıyorsanız yanınıza hazır sandviç alıp parkta piknik yapmanız hem ekonomik hem de keyifli bir alternatiftir.
Ne Kadar Zaman Ayırmalı?
Parc Monceau, yoğun bir Paris programında bile 1-2 saatlik bir mola için idealdir. Parkı baştan sona gezmek, tarihi unsurları incelemek ve birkaç fotoğraf çekmek için bir saat yeterlidir. Güzel bir günde çimenlere uzanıp kitap okumak ya da sadece seyretmek isterseniz yarım gün burada geçirebilirsiniz.
Yakınındaki Musée Jacquemart-André ile birleştirirseniz bu bölgeye yarım günü rahatça ayırabilirsiniz; müze parkın hemen yanı başındadır ve koleksiyonu oldukça zengindir.
Rota Önerisi
Sabah Zafer Takı'nı ziyaret ettikten sonra Champs-Élysées'den kuzeye yürüyerek Parc Monceau'ya ulaşabilirsiniz. Parkı gezdikten sonra hemen yanındaki Musée Jacquemart-André'yi ziyaret edin; 19. yüzyıldan kalma bu özel konakta Botticelli, Rembrandt ve Mantegna gibi ustaların eserleri sergilenmektedir.
Öğleden sonra Metro 2 ile Anvers durağına geçerek Montmartre'a çıkabilirsiniz. Bu şekilde tek bir günde Paris'in hem aristokratik hem de bohem yüzünü bir arada görmüş olursunuz.
Dikkat Edilmesi Gerekenler
Park ücretsiz olmakla birlikte bazı kapıları belirli saatlerde kapanabilir; gece ziyareti planlamıyorsanız bu genellikle sorun yaratmaz. Hafta sonları çocuk oyun alanları çevresinde yoğunluk artar, sakin bir deneyim istiyorsanız hafta içini tercih edin.
Parkın çevresindeki semtin genel güvenlik seviyesi yüksektir; ancak her kalabalık alanda olduğu gibi eşyalarınıza dikkat etmek yerinde olur. Bisikletle gelenler için park içinde bisiklet sürmek kısıtlıdır; bisikletinizi park girişine yakın bir noktaya bağlamanız önerilir.
Sık Sorulan Sorular
Son güncelleme: