Bursa'dan başlayıp Kocaeli, Sakarya, Eskişehir ve Ankara'ya uzanan dokuz günlük bu rota, Türkiye'nin farklı yüzlerini bir araya getiriyor. Osmanlı'nın ilk başkentinin derin tarihinden, Sakarya'nın yemyeşil yaylalarına, Eskişehir'in Selçuklu izlerinden Cumhuriyet'in kalbi Ankara'ya doğru adım adım ilerliyoruz. Her şehirde, hem göze hem ruha hitap eden duraklar seçtim.
Bursa'dan başlayıp Kocaeli, Sakarya, Eskişehir ve Ankara'ya uzanan dokuz günlük bu rota, Türkiye'nin farklı yüzlerini bir araya getiriyor. Osmanlı'nın ilk başkentinin derin tarihinden, Sakarya'nın yemyeşil yaylalarına, Eskişehir'in Selçuklu izlerinden Cumhuriyet'in kalbi Ankara'ya doğru adım adım ilerliyoruz. Her şehirde, hem göze hem ruha hitap eden duraklar seçmeye çalıştım. Bu gezi, ailece keyifli anılar biriktirmek isteyenler için ideal bir seçenek.
Yıldırım Bayezid Camii
Bursa'nın Yıldırım ilçesine adını veren Sultan I. Bayezid Camii, 1390-1395 yılları arasında inşa edilmiş. Burası, ters T planlı Bursa tipi camilerin en olgun örneklerinden biri. İki yanındaki eyvanları, Bursa kemerleri ve iki kat boyunca yükselen cephesiyle döneminin mimari anlayışını yansıtıyor. Külliyeyle bir bütün olarak düşünmekte fayda var.
Yıldırım Bayezid Türbesi
Yıldırım Bayezid Türbesi, Yıldırım Külliyesi'nin avlusunda, camiye çok yakın. IV. Osmanlı Sultanı Yıldırım Bayezid'in naaşı, 1402'deki Ankara Savaşı'ndan sonra buraya defnedilmiş. Türbeyi, Bayezid'in oğlu Emir Süleyman 1406 yılında yaptırmış. Kare planlı ve kubbe ile örtülü bu yapı, önündeki üç kemerli revakla Osmanlı mimarisinin ilk revaklı türbesi olma özelliğini taşıyor.
Emir Sultan Camii
Emir Sultan Camii, Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Hatun tarafından, eşi Emir Sultan'ın vefatı üzerine 15. Yüzyıl başında inşa ettirilmiş. 17. Yüzyıl İznik çinileriyle bezeli mihrabı ve on altı mermer ayaklı revaklı avlusuyla dikkat çekiyor. Avludaki şadırvan ve Uludağ eteklerinden açılan şehir manzarası, burayı Bursa'nın en çok ziyaret edilen dini mekanlarından biri yapıyor. Ziyaretçiler özellikle manevi atmosferi ve huzuru için burayı tercih ediyor.
Emir Sultan Türbesi
Emir Sultan Türbesi, Emir Sultan Camii'nin hemen yanında, Bursa'nın Yıldırım ilçesinde bulunuyor. Üç Osmanlı sultanının dönemini görmüş ve sufilikte velilik rütbesini kazanmış olan Emir Sultan, Bursa halkı için derin bir manevi anlam taşıyor. Türbenin sekiz köşeli kubbeleri, ince taş işçiliği ve renkli vitray pencereleri özgün bir Osmanlı mimarisi örneği sunuyor. Burası, Osmanlı'nın kuruluş döneminde yaşamış, Buhara kökenli manevi liderin yattığı yer olarak biliniyor.
Hünkâr Köşkü Müzesi
Uludağ'ın eteklerinde, Temenyeri mevkiinde yer alan Hünkâr Köşkü, 1844'te Sultan Abdülmecid için yalnızca 19 günde inşa edilmiş bir av köşkü. Üç Osmanlı padişahına ve Atatürk'e ev sahipliği yapmış bu tarihi yapı, 2003'ten beri müze olarak açık. Padişahlara ve Atatürk'e ait silikon heykeller ve kişisel eşyalar, dönemin atmosferini hissetmenizi sağlıyor. Ahşap işçiliği ve tavan süslemeleri görülmeye değer.
Cumalıkızık Köyü
Bursa'nın Yıldırım ilçesinde, Uludağ'ın kuzey eteklerinde yer alan Cumalıkızık, 700 yıllık Osmanlı sivil mimarisini günümüze taşıyan bir köy. 2014'te UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınan köy, taş döşeli sokakları, ahşap cumbalı evleri ve özgün atmosferiyle biliniyor. Hafta sonları köy kahvaltısı ve gözleme kültürü için özellikle tercih ediliyor.
Bursa Hayvanat Bahçesi
Soğanlı'da 1998'den beri faaliyet gösteren Bursa Hayvanat Bahçesi, 206.600 metrekarelik geniş bir alana yayılmış. EAZA üyesi olmasıyla Avrupa standartlarında bir deneyim sunuyor. 137'den fazla türden bini aşkın hayvana ev sahipliği yapan bahçe, doğal yaşam alanlarına uygun tasarımıyla ailelerin ve doğa severlerin favorisi. Aslan, leopar, gergedan gibi nadir türleri görmek mümkün.
Soğanlı Botanik Parkı
Bursa Hayvanat Bahçesi'nin hemen bitişiğinde yer alan Soğanlı Botanik Parkı, 400 dönümlük bir alanda 600'den fazla bitki türünü barındırıyor. Japon, Fransız ve İngiliz tematik bahçeleri, 6.000 gülden oluşan gül bahçesi ve kaplumbağaların yaşadığı göletleriyle öne çıkıyor. Bisiklet parkurları ve yürüyüş yolları, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için ideal.
Abdal Köprüsü
Bursa'nın Osmangazi ilçesinde, Nilüfer Çayı üzerinde yer alan Abdal Köprüsü, 1669 yılında Abdal Çelebi tarafından yaptırılmış tarihi bir yapı. 64 metre uzunluğundaki kesme taş köprü, sivri kemeriyle Osmanlı dönemi mimarisinin güzel bir örneğini sunuyor. Araç trafiğine kapalı olması sayesinde yayalar için keyifli bir yürüyüş alanı sağlıyor.
Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu (Timsah Arena)
Bursaspor'un evi olan Timsah Arena, resmi adıyla Bursa Büyükşehir Belediye Stadyumu, 2015'te açıldı. 43.361 kişilik kapasitesiyle UEFA standartlarında tasarlanmış. Adını, dıştan bakıldığında timsah sırtına benzetilen çelik konstrüksiyon çatısından alıyor. Maç günleri olmasa da dışarıdan mimarisini görmek ve fotoğraf çekmek için uğrayabilirsiniz.
Merinos Kültür Parkı ve Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi
Bursa'nın Osmangazi ilçesinde, tarihi Merinos Fabrikası'nın arazisi üzerine kurulan Merinos Kültür Parkı, 252.500 metrekarelik geniş bir yeşil alan. İçinde kongre ve kültür merkezi ile Tekstil Müzesi'ni barındırıyor. Metro ile kolayca ulaşılabilen bu park, suni göleti, süs havuzları ve kafeteryalarıyla şehrin önemli dinlenme noktalarından biri.
Demirciler Konağı
Bursa'dan yaklaşık 1.5 saatlik bir yolculukla Kocaeli'ne geçiyoruz. Dilovası'ndaki Demirciler Konağı, 1851 yılına tarihlenen 19. Yüzyıl Osmanlı sivil mimarisinin sağlam bir örneği. Kalem işi bezemeleri, haremlik-selamlık düzeni ve zemin kattaki ahır-samanlık bölümleriyle dönemin gündelik yaşamını yansıtıyor.
Mimar Sinan Köprüsü (Gebze)
Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde, Dil Deresi üzerinde yükselen bu 65 metrelik taş köprü, 16. Yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş. Üç kemerli mimarisiyle Osmanlı köprü geleneğini yansıtan yapı, sanayi bölgesi içinde ayakta kalan ender tarihi eserlerden biri.
Eskihisar Çeşmesi
Eskihisar köyünde yer alan bu çeşme, 1772 yılında inşa edilmiş, kare planlı ve piramit çatılı bir Osmanlı yapısı. 1844'te onarım görerek günümüze ulaşmış. Bölgenin sivil mimarlık mirasından kalan nadir örneklerden biri olarak tarihi köy dokusuna uyum sağlıyor.
Çerkez Mehmet Efendi Camii (Atalar Camii)
Körfez ilçesi Atalar Mahallesi'nde, Yarımca tren istasyonunun hemen yanında yer alan bu küçük cami, 1884 yılında II. Abdülhamit'in emriyle yapılmış. Mahallenin en eski ibadet yeri olma özelliğini taşıyan cami, sakin ve huzurlu bir atmosfere sahip.
Hacı Atıf Hanı
Kocaeli'nden Sakarya'ya yaklaşık 1 saatlik bir yolculukla Taraklı'ya geçiyoruz. İpek Yolu üzerinde bulunan Hacı Atıf Hanı, yaklaşık 200 yıllık U biçimli, iki katlı bir yapı. Alt katları dükkan ve ahır, üst katları ise konaklama için kullanılmış. Hımışık mimarisiyle kervan ticaretinin canlı olduğu dönemlere dair izler taşıyor.
Acelle Yaylası
Sakarya'nın Akyazı ilçesinde, 1200 metre rakımda yer alan Acelle Yaylası, geniş karma orman örtüsü ve bakımlı yayla evleriyle doğa tutkunlarının uğrak noktası. Kamp alanları ve Karagöl'e uzanan yürüyüş rotaları sunuyor. Girişteki düzenli yayla evleri ve batıdaki sakin göletle huzurlu bir ortam vadediyor.
Sultanpınar Yaylası
Akyazı'ya bağlı Sultanpınar Yaylası, 1200-1300 metre yükseklikte, iki gölü ve orman düzlükleriyle kamp ve piknik için tercih edilen sakin bir yer. Telefon sinyalinin zayıf olduğu bu yayla, şehir gürültüsünden uzaklaşmak isteyenler için gerçek bir kaçış noktası sunuyor. Yol üstündeki doğal çeşmelerden su doldurabilirsiniz.
Doğançay Şelalesi
Geyve ilçesinde, deniz seviyesinden 600 metre yükseklikte yer alan Doğançay Şelalesi, çok basamaklı doğal bir şelale sistemi. Serin dağ havası, ormanlık patika yolları ve yüzülebilen doğal göletiyle hafta sonu doğadan bir soluk almak isteyenler için ideal. Şelaleye giden patika yolların bazı yerleri kaygan olabiliyor, dikkatli olmakta fayda var.
Hazinedar Mescidi / Sivrihisar
Sakarya'dan Eskişehir'e yaklaşık 2.5 saatlik bir yolculuk sonrası Sivrihisar'a varıyoruz. Hazinedar Mescidi, Sivrihisar ilçe merkezinde çarşının biraz aşağısında yer alıyor. 1274 yılında Anadolu Selçuklu hazinedarı Necibiddin Mustafa tarafından yaptırılmış. Mihrabındaki Kâbe freskiyle Anadolu'da bilinen ilk örneği barındırıyor ve içi 15. Yüzyıl minyatürleriyle kaplı. Kesme taş, ahşap ve tuğlanın bir arada kullanıldığı özgün bir yapı.
Yunus Hoca Kümbeti
Sivrihisar'da 1274 yılında inşa edilen bu Selçuklu kümbeti, Sadreddin Hoca Yunus için yapılmış. Kümbetin 6 metre çapında bir kubbesi var. Asıl dikkat çeken kısım ise kapı mermer sövelerindeki geyik kovalayan aslan figürü. Bu figür, 13. Yüzyıl taş işçiliğinin güzel bir örneğini sunuyor.
Hızır Bey Mescidi
Sivrihisar'ın Kubbeli Mahallesi'nde, Nasreddin Hoca'nın torunu Hızır Bey tarafından 1439'da yaptırılan bu mescit, Selçuklu-Osmanlı geçiş dönemi mimarisinin izlerini taşıyor. Kesme taş ve tuğla işçiliğiyle dikkat çeken yapı, Ulu Cami'ye yürüme mesafesinde bulunuyor.
Akdoğan Mescidi
Sivrihisar'da saat kulesinin hemen yanında yer alan Akdoğan Mescidi, 15. Yüzyıla tarihlenen küçük bir yapı. Ahşap tavanı ve tüteklikli örtü tekniğiyle Selçuklu dönemi marangozluk özelliklerini yansıtıyor. Yöresel kilimlerle döşeli sade iç mekanıyla huzurlu bir ibadet alanı sunuyor.
Seyyit Mahmut Suzani Külliyesi
Sivrihisar'ın Kurşunlu Mahallesi'nde bulunan Seyyit Mahmut Suzani Külliyesi, Selçuklu dönemine ait kümbet, türbe ve hazireden oluşuyor. Kümbetin içinde mihrap ve alçı süslemeli konsollar, türbede ise Nasrettin Hoca'nın gelinine ait mezar da dahil olmak üzere kufi yazılı sandukalar yer alıyor. Düzgün blok taştan inşa edilmiş kare planlı kümbet, bölgenin önemli tarihi duraklarından.
Hacı Bayram-ı Velî Camii
Eskişehir'den Ankara'ya yaklaşık 2.5 saatlik bir yolculukla varacağımız ilk durak Hacı Bayram-ı Velî Camii. Ankara Ulus'ta, Augustus Tapınağı'nın hemen yanında 15. Yüzyıldan kalma bu cami, taş kaideli tuğla duvarları ve kiremit çatısıyla dikkat çekiyor. Bayramiyye tarikatının kurucusu Hacı Bayram Veli'nin türbesi de caminin avlusunda yer alıyor. Akşam ışıklandırmasıyla ayrı bir güzelliğe bürünüyor.
Ankara Roma Hamamı ve Antik Kenti
Hacı Bayram-ı Velî Camii'ne yürüme mesafesinde yer alan Ankara Roma Hamamı, MS 3. Yüzyılda İmparator Caracalla döneminde inşa edilmiş. Şehir merkezindeki bu açık hava müzesi, 80x130 metrelik geniş bir alanda taş ve tuğlayla örülü yapısıyla Frig, Roma ve Bizans izlerini bir arada taşıyor. Caldarium, tepidarium ve frigidarium gibi bölümleriyle dönemin hamam kültürünü gözler önüne seriyor.
Gökyay Vakfı Satranç Müzesi
Ankara Kalesi'nin hemen dibinde, tarihi Hamamönü semtinde yer alan Gökyay Vakfı Satranç Müzesi, Türkiye'nin ilk ve tek satranç müzesi. 110'dan fazla ülkeden derlenen 700'ü aşkın satranç takımıyla dünyanın en kapsamlı koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor. Çocuk, tasarım, ülkeler ve medeniyetler, savaş ve barış temalarıyla satranç dünyasına farklı bir pencereden bakmanızı sağlıyor.
Kurtuluş Parkı
Ankara'nın kalbinde, Çankaya'nın Fidanlık Mahallesi'nde yer alan Kurtuluş Parkı, Cumhuriyet döneminin ilk yeşil alanlarından biri. 86.200 metrekarelik geniş alanıyla yürüyüş parkurları, spor sahaları ve piknik köşeleriyle şehrin en sevilen buluşma noktalarından biri. Gölge sağlayan iri ağaçları ve bakımlı yeşil alanlarıyla huzurlu bir dinlence sunuyor.
Bu dokuz günlük rota, her bir şehrin kendine özgü dokusunu ve tarihini keşfetmeniz için harika bir fırsat sunuyor. Özellikle sabah erken saatlerde yola çıkarak kalabalıklardan kaçabilir ve her durağın tadını çıkarabilirsiniz. Konaklama için her şehirde merkezi otelleri tercih etmek, ulaşımınızı kolaylaştıracaktır. Yemek konusunda ise her şehrin yöresel lezzetlerini denemeyi unutmayın.