Denizli'nin Pamukkale çevresindeki antik kentlerini bir günde keşfedin. Aziz Philippus Köprüsü, kazılmamış Colossae, Roma tiyatrosuyla Tripolis ve Likya-Frigya-Lidya kesişimindeki Trapezapolis Antik Kentleri, ailecek ücretsiz gezilebilecek duraklar.
Denizli, Pamukkale travertenleriyle anılsa da, aslında derin bir antik kentler coğrafyası barındırıyor. Bir günlük rotamızda, Hierapolis çevresinden başlayıp, Menderes Vadisi boyunca uzanan bu tarihi mirasın az bilinen ama etkileyici duraklarını ailecek keşfe çıkıyoruz. Ücretsiz gezilebilen bu yerler, hem bütçenizi yormayacak hem de tarihin tozlu sayfalarında keyifli bir yolculuk sunacak.
Aziz Philippus Köprüsü
Güne Hierapolis Antik Kenti'nin hemen yanı başında, Aziz Philippus Kapısı'ndan geçerek ulaşacağınız Aziz Philippus Köprüsü ile başlıyoruz. Bu 4. Ve 5. Yüzyıldan kalma Roma köprüsü, İsa'nın on iki havarisinden biri olan Aziz Philippus'un kutsal alanına giden hac yolunun bir parçası. Kış sellerinin açtığı küçük vadiyi aşmak için inşa edilmiş, erken Hristiyanlık dönemine dair önemli bir iz. Buradan Hierapolis ovasına bakarken, zamanın nasıl aktığını hissedebilirsiniz.
Colossae Antik Kenti
Aziz Philippus Köprüsü'nden sonra rotamızı Honaz ilçesine, Aksu Çayı kıyısına doğru çeviriyoruz. Colossae Antik Kenti, Büyük Frigya'nın önemli şehirlerinden biri olmasına rağmen, bugün hala kazılmamış bir höyük olarak duruyor. Hristiyanlık tarihinde Koloseliler Mektubu ile adı geçen bu yer, Honaz Dağı eteklerinde, antik su yolu izleriyle doğanın içinde tarihin sessiz tanıklığını yapıyor. Henüz tam olarak gün yüzüne çıkmamış bu höyük, hayal gücünüzü besleyecek bir durak.
Öğleden sonra, Menderes Nehri kıyısına, Buldan tarafına doğru ilerliyoruz.
Tripolis Antik Kenti
Tripolis Antik Kenti, Lykos Vadisi'nin Menderes Nehri'ne kavuştuğu yamaçta kurulu, Helenistik dönemden MS 7. Yüzyıla kadar yaşamış bir şehir. Roma döneminde senatör gönderen nadir kentlerden biri olması, buranın önemini gösteriyor. 8.000 kişilik tiyatrosu, mozaikli konutları ve yaklaşık 450 metrelik sütunlu caddesiyle oldukça etkileyici. Özellikle Orpheus Çeşmesi ve balıklı havuzlu köşkün kalıntıları görülmeye değer. Kazı çalışmaları devam ettiği için her ziyaretinizde yeni bir şeyler keşfedebilirsiniz.
Trapezapolis Antik Kenti
Tripolis'ten sonra aynı bölgede, Babadag ilçesine bağlı Bekirler köyünde bulunan Trapezapolis Antik Kenti'ne geçiyoruz. Likya, Frigya ve Lidya'nın kesişim noktasında yer alan bu antik kent, Helenistik dönemde Apollonia adıyla kurulmuş. MS 7. Yüzyıla kadar varlığını sürdürmüş ve aynı Tripolis gibi Roma İmparatorluğu'na senatör göndermiş. Burada da Roma tiyatrosunun kalıntıları, sütunlu cadde ve agorayı görebilirsiniz. İki kentin birbirine yakınlığı, aynı gün içinde ikisini birden gezmeyi kolaylaştırıyor.
Denizli'deki bu antik duraklar, yaz aylarında hem tarihle iç içe hem de bütçe dostu bir aile gezisi için ideal. Yürüyüş ayakkabılarınızı giyin ve bol su almayı unutmayın. Gün batımını Menderes Vadisi'ne karşı izlemek, günün yorgunluğunu unutturacaktır.