Sultan Murad Hüdavendigar devrinin meşhur alimlerindendir. Afyonkarahisarlı olup babasının adı Ömer’dir. Tahsilini iran’da yaptı. Orhan Gazi zamanında Anadolu’ya geldi ve iznik Medresesi’ne müderris tayin edildi. Talebeleri arasında oğlu Hasan Paşa ile Molla Şemseddin Fenari de bulunmaktadır.
Sıdkı Alper
Rehber
Hakkında
Sıdkı Alper — Profesyonel Turist Rehberi & İçerik Editörü
Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi mezunu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ruhsatlı profesyonel turist rehberi. Yurt içinde Türkiye'ye gelen yabancı misafirlere, yurt dışına çıkan Türk gezginlere rehberlik hizmeti veriyor. NeresiGezilir.com.tr'nin editörü ve site yöneticisi olarak gezi içeriklerinin doğruluğunu ve güncelliğini denetliyor.
Editörlük rolü: NeresiGezilir.com.tr — İçerik Editörü & Yönetici (Admin)
Sıdkı Alper, turizm ve rehberlik alanında lisans ve yüksek lisans eğitimini Akdeniz Üniversitesi Turizm Fakültesi'nde tamamlamış profesyonel bir turist rehberidir. Lisans eğitimi sırasında bölümün zorunlu Türkiye turu programına katılarak ülkenin tarihi, arkeolojik ve coğrafi değerlerini sahada deneyimleme fırsatı bulmuş; mezuniyetinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan turist rehberi ruhsatnamesini alarak mesleğe adım atmıştır.
Akademik bilgisini saha tecrübesiyle birleştiren Alper, bugün hem Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turistlere ülkenin kültürel mirasını tanıtıyor, hem de yurt dışına seyahat eden Türk gezginlere tur liderliği yapıyor. Bu çift yönlü deneyim, gezi içeriklerine hem ev sahibi hem de gezgin perspektifinden yaklaşmasını sağlıyor.
NeresiGezilir.com.tr'de editör ve yönetici olarak görev alan Alper, sitedeki mekan içeriklerinin doğruluğunu kontrol ediyor, ziyaret bilgilerini güncel tutuyor ve rehberlik tecrübesini yazılı içeriklere aktarıyor.
Eğitim
Yüksek Lisans — Turizm Rehberliği (Tezli Yüksek Lisans)
Akdeniz Üniversitesi, Turizm Fakültesi / Sosyal Bilimler Enstitüsü — 2021
Lisans
Akdeniz Üniversitesi, Turizm Fakültesi — 2017
Uzmanlık Alanları
- Kültür ve tarih turizmi — Antik kentler, müzeler, Osmanlı ve Bizans mirası
- İnanç turizmi — Dini mekanlar ve ziyaret protokolleri
- Tur liderliği (tour leading) — Yurt dışı grup turları
- Türkiye geneli rehberlik — İstanbul, Antalya, Kapadokya ve Ege–Akdeniz hattı
- Güzergah ve rota planlaması
- Yabancı dilde rehberlik
- Sürdürülebilir ve alternatif turizm
- Gezi içeriği editörlüğü ve seyahat yazarlığı
Gezdiği Yerler
PLANLI KEŞİFGezi Rotaları
Gezi Rotaları
EDİTÖRÜN SEÇKİSİGezi Yazıları
Gezi Yazıları
GEZGİN NOTLARISon Değerlendirmeler
Son Değerlendirmeler
Sultan Murad Hüdavendigar devrinin meşhur alimlerindendir. Afyonkarahisarlı olup babasının adı Ömer’dir. Tahsilini iran’da yaptı. Orhan Gazi zamanında Anadolu’ya geldi ve iznik Medresesi’ne müderris tayin edildi. Talebeleri arasında oğlu Hasan Paşa ile Molla Şemseddin Fenari de bulunmaktadır.
Emir Sultan Camii ve Türbesi: Bursa’nın Manevi Kalbinde Bir Huzur Yolculuğu
Bursa’nın doğusunda, Uludağ’ın yamacına kurulmuş Emir Sultan Camii ve Türbesi, tarih ile maneviyatın buluştuğu nadir mekânlardan biri. Bu kutsal mekânı ziyaret etmek, şehrin manevi sultanıyla baş başa kalma fırsatı sunuyor.
Türbeye adım attığınızda hissedilen o derin huzur tarif edilemez. Ziyaretçiler buranın “aşıklar makamı” olduğunu ve insanın içini ferahlatan özel bir manevi havası bulunduğunu ifade ediyor. Bir ziyaretçinin dediği gibi: “Burası çok güzel ve özel bir mekan. İnsan burayı ziyaret edince ayrı bir huzur buluyor”
Eski belediye binasında bulunan çok farklı konsept tarihi eşyaların sergilendiği müze. Gezmesi çok eğlenceli. İnegölün adeta minyatürünü görüyorsunuz. Aileyle özelikle de çocuklarla gelinebilir.
Sivas Kale Camii, tarihi kent meydanının içinde geçmişle bugünü buluşturan çok özel bir eser. İlk gördüğüm anda sade ama güçlü mimarisi, kesme taş işçiliği ve zarif minaresi dikkatimi çekti. 1580 yılında yapılan bu Osmanlı dönemi eseri, gösterişten uzak duruşuyla adeta sadeliğin içindeki güzelliği anlatıyor.
Avlusunda gezerken yüzyıllardır burada yaşanan hikâyeleri, insanların ibadetlerini ve eski Sivas'ın ruhunu hissetmek mümkün. Özellikle yapının detaylarındaki taş işçiliği ve geçmişten kalan izler gerçekten etkileyici. Sadaka taşı ve yitik taşı gibi Osmanlı döneminin paylaşma ve güven kültürünü yansıtan detayları da burayı daha anlamlı hale getiriyor.
Sivas gezimde uğradığım ve aklımda kalan yerlerden biri oldu. Tarihi dokuyu hissetmek, birkaç dakika durup geçmişi düşünmek isteyen herkesin mutlaka görmesi gereken güzel bir eser.
Sivas Arkeoloji Müzesi, Anadolu'nun zengin tarihini ve farklı medeniyetlere ait eserleri bir arada görebileceğiniz çok güzel bir müze. Sergilenen eserler ve bilgilendirme panoları sayesinde keyifli ve öğretici bir gezi yaptık. Sivas'a gelen herkese tavsiye ederiz.
Güdük Minare, 1347 yılında Alâeddin Eretna Bey tarafından hayatını kaybeden Sivas valisi olan büyük oğlu Hasan Bey için yaptırılmıştır.
Halk tarafından Dikilitaş mahallesinde bulunan üstü yıkılmış minareye benzetilmesi nedeniyle Güdük Minare adı ile anılmıştır.
Plan itibariyle, kübik bir gövde üzerine kümbet şeklinde ikinci bir gövde gibi örtü sistemi olan türbeler arasındadır. Silindirik kısma geçiş tuğladan örülmüş Türk üçgenleri ile sağlanmıştır ve bu özelliği ile Anadolu mimarisinde ayrı bir yere sahiptir. Türk üçgenleri ile silindirik kısma geçiş yapıya dışarıdan baktığınızda net şekilde görülebilir.
Alt katında kripta katı yer almaktadır. Bu katın aydınlatılması da küçük bir menfez yardımıyla sağlanmaktadır.
Sİlindirik kısımda gamalı haç motifleri ve baklava dilimleri görülmekte ve üçgenlerin her biri içerisinde firuze sırlı kare tuğlalar bulunmaktadır. Özellikle silindirik kısımda yapının inşa edildiği dönemde bolca kullanıldığını düşündüğüm firuze sırlı tuğlalar esere renk katmaktadır.
Taş ve tuğla malzemenin uyum içerisinde kullanıldığı, Anadolu'da çağında yaygın olan sekizgen prizmal gövdeli türbe tipinden oldukça farklı olan heybetli bir türbe.
Güdük Minare, Sivas'ın simgelerinden olan iyi korunmuş önemli bir yapı. Böylesine önemli bir tarihi eserin özelliklerini, banisini, şehir tarihindeki yerini tanıtan herhangi bir açıklama göremedim ve bu durumun büyük bir eksiklik olduğunu düşünüyorum.
Hafik Gölü beklentilerimizin çok üzerinde çıktı. Muhteşem manzarası, huzurlu ortamı ve gölün doğal güzelliği bizi gerçekten etkiledi. Belediyenin göl kenarındaki tesisi çok başarılı; temiz, düzenli ve keyifli vakit geçirmek için ideal. Sivas merkeze oldukça yakın olması sayesinde ulaşımı da çok kolay. Şehrin kalabalığından uzaklaşıp doğayla baş başa kalmak isteyen herkese kesinlikle tavsiye ederiz.
Sıcak çermik karavan yeri var mangal ve elektrik yanında mevcut günlük 300₺
Banyo 1 kişi 280₺ kredi kartı geçiyor ödeme market yanındaki gişeden yapılıyor makbuz banyo görevlisine veriliyor
Market var fırın var sivasa özel pide çeşitleri çıkıyor
Çadır (güzel ve geniş)mevcut yada kendi çadırınızı getirin yanında elektrik hattı mevcut
Günü birlik gelinip mangal ve semaver yakılacak alanlar mevcut belediye ayarlamış park yerleri yukarda saydığım yerlerin yanlarında uzağa park edip eşya taşımak gerekmiyor(mangal sadece belirli alanlarda serbest kafana göre ateş yakılmıyor yasak!!!
Tarihin ve Taş İşçiliğinin Zirvesi: Erzurum Kümbetleri
Erzurum’un tarihi dokusunu hissetmek istiyorsanız, şehir merkezinde mutlaka zaman ayırmanız gereken en büyüleyici yapılardan biri kesinlikle bu kümbetler (özellikle Üç Kümbetler).
Neden Ziyaret Etmelisiniz?
Anadolu Selçuklu Mirası: 12. ve 14. yüzyıllardan kalma bu anıt mezarlar, Anadolu’daki Selçuklu ve Saltuklu döneminin mimari dehasını günümüze taşıyor.
Eşsiz Mimari Detaylar: Kümbetlerin gövdelerindeki taş işçiliği, geometrik motifler ve Orta Asya Türk geleneklerini andıran hayvan figürlü kabartmalar gerçekten hayranlık uyandırıcı. Her biri farklı bir geometrik plana (sekizgen, silindirik) sahip.
Tarihi Atmosfer: Çevresinde yapılan çevre düzenlemesi ve restorasyon çalışmalarıyla birlikte, arkadaki Çifte Minareli Medrese ve Erzurum Kalesi manzarasıyla birleşince harika bir fotoğraf noktası haline gelmiş.
Haftada bir gün açık olmasından kırdım zaten şehir dışından geliyoruz görmek için denk getirmek zorunda mıyız.
Hasankeyf Müzesi, binlerce yıllık tarihin özenle sergilendiği, geçmişle bağ kurmak isteyenler için etkileyici bir durak. Hem modern mimarisiyle hem de zengin koleksiyonuyla Mezopotamya’nın derin izlerini ziyaretçilere sunuyor.
Mezopotamya’nın bütün eserlerini bu müzede bulabilirsiniz. Dünya insanlık tarihi bu coğrafyada başlamıştır.
Müze saat 09:00-18:00 arasında hizmet vermektedir ancak kendinizi garantiye almak için 17:00 gibi düşunebilirsiniz.
Ortalama 90 dakika da müze gezilmektedir