Tekirdağ'da iki günlük bu rota, şehrin merkezi dokusundan başlayarak antik çağlara uzanan bir tarih yolculuğu sunuyor. Ardından Marmara Denizi'nin huzur veren koyları ve Ganos Dağları'nın etkileyici manzaralarıyla doğanın kalbine iniyor. Hem tarihi mirasları keşfetmek hem de doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için ideal bir gezi planı.
Tekirdağ'da iki günlük bir rota, şehrin hem tarihini hem de doğal güzelliklerini bir araya getiriyor. İlk gün Süleymanpaşa merkezindeki Osmanlı eserleri ve antik kalıntılarla başlarken, ikinci gün Marmara Denizi'ne nazır koylar ve dağ manzaralarıyla devam ediyor. Toplam sekiz duraklık bu gezi, Trakya'nın farklı yüzlerini size gösterecek.
Rüstem Paşa Bedesteni
Tekirdağ'ın kalbinde, 16. yüzyıldan kalma bu altı kubbeli yapı, Mimar Sinan'ın şehre bıraktığı önemli bir miras. Sadrazam Rüstem Paşa adına inşa edilen bu bedesten, bir zamanlar şehrin ticaret merkeziydi. Taş ve tuğla işçiliğiyle dikkat çeken yapıyı gezerken, Osmanlı ticaret hayatının o dönemdeki ritmini hissedebilirsiniz. Buraya yaklaşık bir buçuk saat ayırmak yeterli olacaktır.
Namık Kemal Heykeli
Rüstem Paşa Bedesteni'nden kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz Namık Kemal Parkı'nda, Vatan Şairi Namık Kemal'in anıt heykelini göreceksiniz. Tekirdağ doğumlu şairin anısına 1949'da yapılan bu mermer eser, heykeltıraş Nusret Suman'ın imzasını taşıyor. Parkın huzurlu atmosferinde, heykelin detaylarını inceleyebilir, hemen yanındaki Namık Kemal Evi'ni de ziyaret edebilirsiniz. Burada yarım saatlik bir duraklama yeterli.
Tekirdağ Tarihi Valilik Binası
Namık Kemal Heykeli'nin hemen yakınında, şehrin tarihi valilik binası yükseliyor. 1927'de mimar Kazım Tahsin tarafından tasarlanan bu bina, Atatürk'ün 23 Ağustos 1928'de Harf İnkılabı'nı halka ilk kez duyurduğu yer olmasıyla ayrı bir öneme sahip. Yapının dış mimarisini ve tarihi önemini anlamak için yaklaşık bir saat ayırabilirsiniz.
Heraion Teikhos Antik Kenti
Tekirdağ merkezinin biraz doğusunda, Çitlembik Çayı yakınlarında Trak uygarlığının köklü izlerini taşıyan Heraion Teikhos Antik Kenti bulunuyor. 'Hera'nın Şehri' olarak da bilinen bu alanda hala kazılar devam etmekte. Ana tanrıça heykelleri, tümülüsler ve antik tıp buluntuları gibi pek çok eser ortaya çıkarılmış. Antik kentin kalıntıları arasında dolaşmak ve tarihin derinliklerine inmek için bir buçuk saatlik bir ziyaret planlayabilirsiniz.
Dut Limanı Koyu
İkinci gününüze Tekirdağ'ın doğal güzellikleriyle başlayın. Dut Limanı Koyu, Süleymanpaşa'nın Kumbağ Mahallesi'nden Uçmakdere yönüne giderken karşınıza çıkacak sessiz bir cennet. Kayalık kıyısı ve yemyeşil yamaçlarıyla huzur veren bu koy, kalabalıktan uzak bir kaçış noktası. Yolu biraz stabilize olduğu için yüksek şaseli bir araçla gelmek daha rahat olabilir. Burada balık tutabilir veya sadece temiz havanın tadını çıkarabilirsiniz. Yaklaşık bir buçuk saat ayırmanızı öneririm.
Naip Kalesi
Dut Limanı Koyu'na yakın konumda, Naip Mahallesi'nin güneybatısında ormanlık bir tepe üzerinde Naip Kalesi'nin kalıntıları yer alıyor. Geç Roma dönemine ait bu savunma yapısı, Bizans döneminde de kullanılmış. Ayakta duran burçları 6-7 metre yüksekliğe ulaşan kale, çevresine geniş bir manzara sunuyor. Burada yaklaşık bir saat geçirerek hem tarihi keşfedebilir hem de doğanın keyfini çıkarabilirsiniz.
Kartaltepe Tabiat Parkı
Öğleden sonra, Ganos Dağları eteklerindeki Kartaltepe Tabiat Parkı'na çıkın. 254 hektarlık bu geniş alan, Marmara Denizi'nin panoramik manzarasını sunuyor. Piknik yapabilir, yürüyüş rotalarını keşfedebilir veya yamaç paraşütü yapanları izleyebilirsiniz. Burası özellikle gün batımı için harika bir nokta. Kartaltepe'de en az bir buçuk saat zaman ayırmanızı tavsiye ederim.
Uçmakdere
Günün son durağı, Ganos Dağı eteklerinde kurulmuş eski bir Rum köyü olan Uçmakdere. Yamaç paraşütü, kamp ve doğa yürüyüşü gibi aktivitelerle bilinen bu köy, sakin atmosferiyle sizi büyüleyecek. Koy ve ahşap iskele görünümleri fotoğraf çekmek için ideal. Köyün dar sokaklarında dolaşıp, yerel lezzetleri deneyebilir, günü huzurlu bir şekilde sonlandırabilirsiniz. Uçmakdere'ye bir buçuk saatlik bir süre ayırmak iyi olacaktır.
Tekirdağ'daki bu iki günlük rotanızda, ulaşım için şahsi aracınız olması daha rahat olacaktır, zira bazı doğal alanlara toplu taşıma ile ulaşım kısıtlı. Yemek için Tekirdağ köftesini mutlaka deneyin. Şehir merkezindeki lokantalar bu konuda oldukça iddialı.
Bu içerik neresigezilir.com.tr kaynaklıdır, izinsiz kopyalanamaz.
Yazıdaki Mekanlar
Bu yazıda geçen gezilecek yerler
Cağalzade İbrahim Bey Çeşmesi
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde, Muratlı ve Kolordu Caddelerinin kesiştiği köşede duran b…
Çiftlik Önü Çeşmesi
Tekirdağ Merkez Süleymanpaşa ilçesinde, Gündoğdu-Turgut Mahallesi'nde yer alan Çiftlik Önü Ç…
Çorumi Mustafa Bey Camii
Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde, 1687 yılında Çorumi Mustafa Bey tarafından yaptırılan tarih…
Hacerzade İbrahim Bey Camii
Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde bulunan Hacerzade İbrahim Bey Camii, 1406 yılında inşa edilmiş…
Hüsrev Kethüda Çeşmesi
Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde, Camiatik Mahallesi'nde yer alan Hüsrev Kethüda Çeşmesi, 1564 …
İtalyan Konağı
Tekirdağ'ın Ertuğrul Mahallesi'nde, tarihi Dussi ailesinin konağında faaliyet gösteren İtaly…
Kurtdere Camii
Tekirdağ'ın Saray ilçesinde, 1893 yılında Sultan II. Abdülhamit döneminde inşa edilen Kurtde…
Kurtuluş Anıtı
Tekirdağ'ın Kurtuluş Anıtı, şehrin 13 Kasım 1922'deki kurtuluşunu simgeleyen tarihi bir yapı…
Namık Kemal Anıtı
Tekirdağ şehir merkezindeki Namık Kemal Parkı'nda yer alan bu anıt, 1840'ta Tekirdağ'da doğa…
Orta Çeşme
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde, Arkeoloji ve Etnografya Müzesi'nin bahçesinde korunan Or…
Rüstem Efendi Çeşmesi
Tekirdağ'ın Ertuğrul Mahallesi'nde yer alan Rüstem Efendi Çeşmesi, Osmanlı döneminden kalma …
Şarköy Etnografya Müzesi
Tekirdağ'ın Şarköy ilçesinde, deniz kenarında yer alan bu küçük müze; Trakya'ya özgü el doku…
Sipahi Mezarlığı
Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde yer alan Sipahi Mezarlığı, Malkara ilçesi Evrenbey Köyü y…
Süleymanpaşa Tarihi Belediye Binası
1879 yılında Paris Belediye Binası örnek alınarak Ermeni kalfa Bögos'a yaptırılan bu yapı, T…
Bu yazıyı paylaş